Öne Çıkanlar ptt personel alımı Cesur ve Güzel Evleneceksen Gel 85.Bölüm elektrik neden kesildi postacı alımı

Evli adamla aşk yaşamasının bedelini çok ağır ödedi!

Uyuşturucu davası yüzünden ceza evinde tutuklu bulunan Deniz Seki yazdığı kitap ile çok konuşulmaya başladı. Kitapta yaşadığı yanlış aşkın bedelini en ağır şekilde ödediğini ifade edince gözler ünlü klarnetçi Hüsnü Şenlendirici'ye çevrildi.

Evli adamla aşk yaşamasının bedelini çok ağır ödedi!
 Türk Pop müziğinin güçlü sesi Deniz Seki uyuşturucu davası yüzünden bir süredir ceza evinde tutuklu bulunmakta. Deniz Seki içerde yaşadığı zor günleri kaleme alırken hedefdeki isim büyük aşk yaşadığı evli klarnetçi Hüsnü Şenlendirci oldu. 

Şimdiye kadar Seki’nin açıklamalarına hep sessiz kalan Şenlendirici, bu defa içini döktü.

Uyuşturucu ticareti yapmaktan 16 aydır Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hapis yatan Deniz Seki’nin, her fırsatta yaşadıklarından Hüsnü Şenlendirici’yi sorumlu tutması sonunda usta klarnetçiyi kızdırdı.

“YAPACAK BİR ŞEY YOK”
Hindistan'da bulunan Şenlendirici, Seki’nin hapiste yaşadıklarını yazdığı ‘Deniz’in Dibi’ adlı kitabındaki “Birkaçı hariç cezaevindeki kadınların başına gelenler yanlış adam sevmelerinden kaynaklı. Bu konuda yalnız değilim” satırlarına yönelik net konuştu: “Artık yeter, ben de bıktım. Onun için üzgünüm ama yapacak bir şey yok. Yine de Deniz’in canı sağolsun...”Deniz Seki’nin cezaevinde yazdığı ‘Deniz’in Dibi’ isimli kitabı okurlara ulaştı. Seki, kitabında yaşadığı tüm sıkıntıların sebebini ‘yanlış aşk ve yanlış adam’a bağladı. İşte Deniz Seki'nin cezaevinde yazdığı kitabından bazı kısımlar: Beş buçuk aylık firari dönem ve bir aylık cezaevi sürecinin ortasında, koğuşumdaki buz gibi demir yığını ranzanın alt katında, oturup ilk defa yazmaya başlamış halde buluyorum kendimi. Niye bugüne kadar iki satır yazıyı bir araya getirip de yazamadım bilemiyorum. Hâlâ kırgınım ama öyle içini akıtabilen, dağa taşa haykırabilen biri değilim pek. Şarkı sözlerim en büyük çığlığım, melodiler ise içimi döküp haykırdığım gizli gizemim olmuştu bu zamana dek.

Yirmi bir adım boyunda, on adım eninde, volta atılan ve adına havalandırma denilen bir yerimiz var. İşte o küçücük gökyüzünü gördüğümüz yer burası. Kilo almamaktan çok, yosun tutmamak için yürüyorum. Adli Tıp’a gideceğim için tuhaf bir heyecan vardı içimde. Düştüm yollara fakat beni götürdükleri araç çok gücüme gitti. O kadar kötü ki, bagaja oturuyorsun resmen. Esir kampına düşmüş gibi, çok fena. Bu arada radyoda “İyisin Tabii” çalıyor. Şaka gibi! Gücüme gitti, başladım minik minik ağlamaya. Sonunda geldik Adli Tıp’a. “Allahım neler yaşıyorum ben böyle ne olur kurtar beni buradan yalvarırım” diyorum içimden.

Bugün aşkım geldi (Faruk Salman). Bana çok güzel pijamalar almış. Kokusunu da sıkmış üzerlerine. Yerim onu ben. Çok özledik ikimiz de. “Yarım yok, sen benim her şeyimmişsin. İstemeden de olsa seni çok üzmüşüm ben. Kendimi pataklıyorum, kahrediyorum şimdi” diyor. İçim acıyor. Üzülüyorum öyle deyince “Az kaldı kavuşmamıza, geçecek. Acısını çıkaracağız elbet bu günlerin, hem de çok güzel bir şekilde. Canımın içi seni çok seviyorum aşkım” diyorum ben de. Biz kavuşacağız çünkü ve o gün bir daha asla ayrılmayacağımız bir hayatın ilk günü olacak.

Aslında ben tek değilim. Birkaç istisna harici cezaevindeki bütün mahkûm kadınların başına gelen olay ya yanlış adam sevmelerinden ya yanlış arkadaşlıklar kurmalarından ya da hayır diyememelerinden kaynaklanıyor.Bu gece Mart’ın 12’si. Ameliyatımın üzerinden tam 21 gün geçmiş. Kocaman bir hastane maceram var. 15 gün hem özgür, hem hasta, hem mutlu, hem hüzünlü, hem aşkına kavuşmuş, hem ondan ayrı; hem 9 aydır görmediğim annemi öpüp koklamış, hem ona hasret kalmışlığım var.

Çıkınca belki de hiçbir şey konuşmadan uzun uzun annemin yüzüne bakmak, ona sarılmak istiyorum. İçim buruk. Bir kadın komutan, bir infaz koruma memuru, refakatçi ve ben... Cerrahpaşa’da, camları demir parmaklıklı, deniz manzaralı olduğunu bildiğim ama bakamadığım odamda 15 günlük bir hastane macerası. Hayatım seri halinde bir roman. Bir yandan çok fazla şey var yazacak, bir yandan da tek bir satır bile gelmiyor aklıma.

Faruk Salman’ın nişanlısı Deniz Seki için yazdığı şiir de kitapta yer alıyor: Aşkım Yokluğun ölüm gibi bana Her yer karanlık Her yer sensizlik kokuyor Sen yokken ben yokum buralarda Bana nasılsın diyene gözyaşlarım cevap veriyor Ben Yokum Deniziiiimmm Yok 

CEZAEVİNDE KAMERA KARŞISINA GEÇTİ

 Tam 13 aydır tutuklu bulunan sanatçı Deniz Seki, cezaevi ortamında ilk kez atv dizisi için yapılan çekimlerde görüntülendi. Seki, böylece hayranlarıyla atv ekranlarından hasret giderecek. Seki, atv'nin izlenme rekorları kıran dizisi "Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz"ın cezaevinde yapılan 14'üncü bölümünde konuk oyuncu oldu. Böylece dünyada ilk defa, ünlü bir mahkûm cezaevindeyken bir dizide rol aldı. Dizinin sahneleri Seki'nin kaldığı Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda çekildi. Seki, dizide Meryem Çakırbeyli rolünü canlandıran Deniz Çakır'ın koğuş arkadaşı olarak izleyenlerin karşısına geçti. Seki, cezaevinde yazıp bestelediği şarkıyı da ilk kez dizide seslendirecek.  
İLK GÖRÜNTÜLER SABAH'TA 
Dizinin yarın akşam yayımlanacak bölümünün ilk görüntülerine ve ünlü sanatçının 13 ay sonra ilk kez çekilen fotoğraflarına da SABAH ulaştı. Senaryonun çekimi için dizinin yapımcısı Raci Şaşmaz, önce Seki'nin ailesi ve avukatları ile temasa geçti. Ardından Adalet Bakanlığı'ndan özel izin aldı. Daha sonra dizi çekimleri için cezaevinde bulunan dizi oyuncularıyla Seki'ye haber gönderildi. Seki'nin de durumuna sıcak bakmasıyla herkesten sır gibi saklanan çekimler geçen perşembe ve cuma günleri Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda gerçekleşti. 

DÜNYA TARİHİNDE BİR İLK 
atv'nin reyting rekoları kıran dizisi "Eşkıya Dünya'ya Hükümdar Olmaz"ın yarın akşam izleyicisiyle buluşacağı 14. bölümünde, dünya televizyon tarihinde bir ilk yaşanacak. "Uyuşturucu ticareti yapma" suçlamasıyla 16 Kasım 2014'te tutuklanarak cezaevine gönderilen Seki, tutukluyken kamera karşısına geçen ilk ünlü mahkûm olarak tarihe geçecek. 

AĞLATAN REPLİK 
Senaryoda Deniz Seki'nin içerde bugüne kadar yaşadığı, duyduğu gördüğü gerçek hikâyelerden izlere yer verildi. Deniz Seki'nin dizide en ses getirecek repliği ise Hallac-ı Mansur'a ait: "Cehennem sadece acı çektiğimiz yer değildir... Acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir..." 

ZİRVEYİ BIRAKMIYOR 
atv ekranlarında yayımlanan Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisi ilk yayımlandığı günden itibaren salı akşamları reyting listesinin zirvesini kimseye bırakmıyor. Her hafta heyecanlı ve aksiyonlu sahneleriyle izleyicileri ekran başına kilitleyen dizi, her bölümüyle reyting listesinde 100 program arasında birinci oluyor.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner283