banner266
 Siyasi hareketlerin partileşme süreci ciddi bir iştir.

Çekirdek yapı öğretidir.

Uzun bir olgunlaşma evresi gerektirir.

Her kural yazılı değildir.

Hakim olan enerji informal ilişkilerde saklıdır.

Bu gizemli bir duruşu da içerir.

Öğretiyi kitleselleştirmek bir emek, aynı zamanda da dikkat işidir.

Bu anlamda “DAVA” uzun ince bir yoldur.

Aynı şarkıyı kimse başka ritmlerde söylememelidir.

Kitleselleşme solo gibi bir müzik çalışması değildir.

****

Bir siyasi hareket duruma ve yaşama göre yenileşmeyi esas almak zorundadır.

Paradigmalar hareketin üstüne ölü toprağı serpebilir.

Sürekli bir değişim güçlü bir yapıya delalettir.

İç dinamikleri diri tutan bir siyasi hareket düzgün doğrusal bir çizgi izler.

Hareketin besin kaynakları “embriyo -ana” ilişkisine benzer.

Geçmiş ile bügün , çarpı gelecek demek bu zincirin üçlemesidir.

Bu bağlamda “muhafazakar demokrat hareket” bin yılın sesidir.

Bağları derin bir kadim Anadolu öğretisine dayanır.

Hırsların ve bencilliğin üstüne beton dökülmüştür.

Bu nedenle halktan büyük bir teveccüh görmektedir.

****

Hz. Ali'nin bir sözü var ki,aslında her şeyin özeti.

Gönül sevdiği gönüle akar”

Bu gerçeği görmeden başarmak mümkün değildir.

Gönülden gönüle sevgi samimi bir sıcaklığın ifadesidir.

Kendi kültürüne yabancılaşmak siyasetin en korkulu rüyasıdır

Skolastik düşünce Anadolu coğrafyasında yer bulamamıştır.

Özel bir harcı vardır her geleneğin,

Hayvanına verdiği takma isimdeki sırrı çözmeden olmaz.

Halı tezgahındaki motifin dilidir Anadolu.

Kara sabanda saklıdır gizemi.

Sofradaki tandır ekmeği,

Yol azığı kuşluk vakti,

Yare söylenen yanık türkü,

Ayak ayak üstüne bile atmamaktır Anadolu..

Bir terbiye ki; yaşanası.

****

Anadolu insanı oy vermez,rey verir.

Orada “oy”un adı “rey”dir...

Hani sosyologlar sık sık derlerya..

Bir tespih gibi “değerler dizgesi”

İşte köklerin derinde olmasının anlamı budur.

Dokunacaksan doğru dokunacaksın bu toprağa...

Yalancının mumu yatsıya kadar diye boşuna söylenmemiştir.

Elinde,belinde,dilinde özenli olmalı..

Mezar taşlarına bakacaksın anlamak için insanımızı.

Edep ile ediplik eder gibi...

****

Bir derdin varsa Anadoluya bakacaksın .

Çare oradadır...

Anadolu fikrinde “yalpa yapanı” sevmez.

Kimseyi de hor görmez.

Tanri misafiri hangi kültürde var düşündünüz mü hiç?

Merhaba” der karşılıklı..

Eğilip yerden selamlar gönül gönüle kırk yıllık yabancıyı..

Nedir anlamı hiç düşündünüz mü?

Bizden size zarar gelmez.”

Bu bir gönül sözleşmesidir.

Özetlemeye çalışıyoruz , yıllardır yazıyoruz.

İşte size öğreti dediğimiz şey budur.

****

Son günlerde sözde ideolojik temelli partilerin halini görüyorsunuz.

Sıkıntıları açık ve net..

Yönleri Anadoluya dönük değil.

Kendi “sırça saraylarında” hükümran olmuşlar.

Bu toprakların insanını anlamak için uzman olmak şart değil.

Sadece Anadoluya dönüp bakmak gerek.

Sahillerin kırmızıya boyanmasına aldanmayın siz.

Orada sorun “hazin”değil sadece “ince” bir sızı.

İyi geliyor bazılarına kumsaldaki ısı.

Doğru bir duruşla çözüm kolay.

Şeyh Edabali'de saklı bunun sırrı.

Uzatmadan söyleyelim hemen...

İrfanı olan muhafazakar demokratlar anlasın...

Çözüm net ve sıralı.

Biraz usul,

Biraz adap,

Biraz sınır...

KEMAL ÖNEKLİ


Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner274

banner270