Öne Çıkanlar gündem kara para aşk sesli arama beyaz showun bu haftaki konukları e devlet şifresi nedir

Türkiye'deki bir çok kişiden daha Türk!

Dünyaca ünlü isimlerden bir tanesi olan Russel Crowe Ankara'da yaşanan o korkunç patlama sonrasında sosyal medya hesabından oldukça çarpıcı bir açıklamada bulundu. Russel Crowe 'un bu paylaşımı büyük beğeni alırken 'Türkiye'deki bir çok kişiden daha Türk!' yorumlarına neden oldu.

Türkiye'deki bir çok kişiden daha Türk!
 Russel Crowe Türkiye'nin acısını yüreğinde hissetti. Türkiye aşığı olan Russel Crowe acısını ifade eden bir twit attıktan sonra büyük beğeni topladı. Ankara’daki bombalı kanlı terör saldırısına Hollywood'un ünlü film yıldızı Russell Crowe’de sessiz kalmadı. Sosyal medya hesabı üzerinden duygularını paylaşan Russell Crowe, ‘Güzel insanlar, güzel ülke’ yorumlarını yaptı.

Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan ile "Son Umut" filminde kamera karşısına geçen Russell Crowe Ankara'da yaşanan patlama ile ilgili, "Türkiye için çok üzgünüm. Güzel insanlar, güzel ülke... Karanlık bir gün. Sevgilerimi gönderiyorum" mesajı yayınladı. 

YILMAZ VE ERDOĞAN'IN HESAPLARINI DA EKLEDİ 

Crowe, mesajının sonunda rol arkadaşları Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan'ın da Twitter hesaplarını Tweetine ekledi.



Russell Crowe Kimdir? 

1964 doğumlu Avustralyalı oyuncu. “Akıl Oyunları“, “Gladyatör” gibi birçok başarılı yapımda rol alan oyuncu, bir Oskar sahibi. Aynı zamanda müzik kariyerini de başarıyla sürdürüyor, gitar çalıyor ve vokal yapıyor. 

Russell Crowe, 7 Nisan 1964’te North Island, Yeni Zelanda’da doğdu. Annesi Jocelyn Yvonne Wemyys ve babası John Alexander Crowe birer yemek tedarikçisiydi. Terry adında bir erkek kardeşi var. Oyuncunun soyu aynı zamanda Norveç, İskoçya ve Galler’e kadar uzanıyor. 

Crowe henüz 4 yaşındayken, ailesi Avustralya’ya taşındı ve burada film setlerinde yemek tedarikçiliği yapmaya başladılar. Avustralya’da yayınlanan televizyon dizisi Spyforce’un prodüktörü, oyuncunun annesinin vaftiz babasıydı. Crowe’a bu dizinin bir sahnesinde aktör Jack Thopson’la rol alma fırsatı verildi. Oyuncu bu sırada 5 yaşındaydı. 

Crowe 14 yaşındayken ailesi tekrar Yeni Zelanda’ya taşındı. Burada Auckland Grammer School adlı okula gitti. Ancak ortaokulu yarıda bıraktı ve ailesine yardım etmek için çalışmaya başladı. 1980li yıllarda oyuncu, rock grubu Russ Le Roq’da görev aldı, hatta “I wanna be like Marlon Brando” adlı bir parça piyasaya sürdüler. 

Crowe, 21 yaşında Avustralya’ya döndü. National Institute of Dramatic Art adlı tiyatro okuluna kaydolmak istiyordu. Ancak bu hayali gerçekleşmedi. 1987’de, istediği gibi bir iş bulamadığı için sokak çalgıcılığı yapmaya başladı. 

Bu sırada televizyon dizisi “Neighbours“ta oynama şansını yakalayan Crowe, kariyerine profesyonel anlamda bu adımla başlamış oldu. Daha sonra “Living with the Law” adlı dizide oynadı. 

Bunun ardından kariyerindeki ilk sinema filmi için teklif aldı ve 1990 yapımı “The Crossing“de rol aldı. Bu filmin çekimleri başlamadan önce “Blood Oath” adlı filmde de rol aldı ancak bu yapım, “The Crossing”den sonra vizyona girdi. 1992’de ise “Police Rescue” dizisinin ilk bölümünde başrol oynadı. Avustralya’da yakaladığı başarının ardından Crowe, Amerikan filmlerinde rol almaya başladı. Başarı çizgisini gittikçe yükselten aktör, 3 kez Oskar adaylığı kazandı, 2001 yılında Gladyatör filmindeki oyunculuğuyla Oskar’ı almaya hak kazandı. Adaylıkları da The Insider ve Akıl Oyunları filmleriyle aldı. Akıl Oyunları, Crowe’un adaylığının dışında, en iyi uyarlama dalında Oskar aldı. 1997 – 2003 yılları arasında en iyi uyarlama dalında Oskar adayı olan 2 filmde daha rol aldı; bu yapımlar “L.A Confidential” ve “Master and Commander: The Far Side of the World” idi. 



9 Mart 2005’te Crowe, GQ adlı magazin dergisiyle yaptığı röportajda, 25 Mart 2001’de FBI’dan bir ajanın yanına gelip El Kaide örgütünün oyuncuyu kaçırmak istediğini söylediğini anlattı. Oyuncu bu olaydan sonraki birkaç ay boyunca Gizli Servis tarafından korumaya alınmıştı. Daha sonra FBI, Crowe’un anlattıklarını doğruladı.

Crowe, oyunculuğunun dışında, medyaya çok kez asabi bir kişiliğe sahip olmasıyla yansıdı. Fotoğrafını çeken hayranlarına küfür etmiş ve bir barda kavgaya karışmıştı. 2005’te oyuncu, police hakaret etmekten tutaklandı ve 100.000 $ ceza aldı. 

7 Nisan 2003’te, 39. doğumgününde, Crowe, Avustralyalı oyuncu ve şarkıcı Danielle Spencer ile evlendi. Ikili, 1990 yılında “The Crossing” filminin çekimlerinde tanışmıştı. Oyuncu 2000 yılında Amerikalı aktris Meg Ryan ile, daha önce de Erica Baxter, Peta Wilson ve Courteney Love gibi isimlerle birlikte olmuştu.

Spencer ve Crowe’un 2003 doğumlu Charles Spencer Crowe ve 2006 doğumlu Tennyson Spencer Crowe isimli iki oğlu var. Oyuncu, Avustralya liginden Richmond Futbol Kulübü’nün ve Rabbitohs rugby takımının bir taraftarı. Kuzenleri Martin Crowe ve Jack Crowe, Yeni Zelanda kriket milli takımının eski kaptanları. Yılın büyük bir bölümünde Sydney, Avustralya’daki evinde, yazları da New York’ta yaşıyor. Müziğe karşı büyük bir tutkusu var, birçok profesyonel grubun üyesi olmuş, gitar çalıyor ve şarkı söylüyor. Şu anda “The Ordinary Fear of God” adlı grubun bir üyesi. En son filmleri ise, 2007 yılında Amerika’da gösterime girecek olan “Tenderness“, “American Gangster” ve “3:10 To Yuma“. Çocukluk yıllarında rugby oynarken ön dişini kırmış ve The Crossing filminin yönetmeninin ısrarıyla, yıllar sonra dişini yaptırmış. 1.82 metre boyunda, oyuncu Jodie Foster ile yakın arkadaş.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner274

banner270