Öne Çıkanlar alevilik eylül ayı zonguldak 24 Kasım Öğretmenler Günü mesajları nelerdir TRT web tv

Levent Kırca'nın ŞOK eden veda mektubu / Levent Kırca'dan BOMBA açıklama

Levent Kırca'nın ŞOK eden veda mektubu / Levent Kırca'dan BOMBA açıklama. Ünlü tiyatrocu ve sinema oyuncusu ve ustası Levent Kırca uzun zamandır, hastlğın pencesinde cebelleşiyordu. Kırca hayatını daha fazla idame edebilmek için oyunculuğu bırakmaya karar verdi. İşte usta sanatçının ayrıntılar.. Şoke eden flaş gelişmeler bomba olaylar..

Levent Kırca'nın ŞOK eden veda mektubu / Levent Kırca'dan BOMBA açıklama

Levent Kırca'nın ŞOK eden veda mektubu / Levent Kırca'dan BOMBA açıklama. Ünlü tiyatrocu ve sinema oyuncusu ve ustası Levent Kırca uzun zamandır, hastlğın pencesinde cebelleşiyordu. Kırca hayatını daha fazla idame edebilmek için oyunculuğu bırakmaya karar verdi. İşte usta sanatçının ayrıntılar.. Şoke eden flaş gelişmeler bomba olaylar..

Bu yıl 5.defa Bodrum Türk Filmleri Haftası kapsamında Yaşam Boyu Onur Ödülü alanKırca, İstanbul’da devam eden tedavisi nedeniyle törene katılamadı. Törene onun yerine katılanoğlu Oğulcan Kırca, babasının tören için yazdığı mektuptan bir bölümü okudu. O mektupta Kırca, “Dik durun… Adil olun, sabırlı olun, enerjinizin sirayet etmesine müsaade edin. Daha iyi bir dünyada görüşmek ümidiyle. Atatürkle kalın, cumhuriyetle kalın, hoşçakalın!!” diye seslendi.

O mektubun tamamını yayınlıyoruz:

“1974’de TRT ile girdim hayatınıza. O günden bu yana baya bir zamanınızı aldım. 41 yıl… Yürekten teşekkür ederim, anılarınızda bana yer açtığınız için.

Hayatımda sayısız ödül aldım. Renk renk, biçim biçim. Altından olup da bir şey ifade etmeyeni de var, tenekeden olup da paha biçilmezi de. Aldığım ilk bir kaç ödülü çalışma masamın üstüne koydum. Çalışacak yer kalmayınca camlı bir dolaba koydum. Dolap isyan edince odamı onlara tahsis ettim. Evi istila ettiklerinde ise sokakta kaldım.

Arada bir onları ziyaret ettiğimde hiç dertleri olmadığını gördüm. Üzerlerindeki toza rağmen şikayet edeni yoktu. Hepsi yerini biliyordu. Birbirlerine saygılılardı. Hiç kavga etmediler. Birbirlerini yemediler. Bir arada mutlu mesut geçindiler. Altından da olsalar, tenekeden de olsalar, hepsi birer ödüldü. Hepsi eşitti.

SU AYNI SU, BİRAZ BERRAK, BİRAZ KİREÇLİ

İki kardeş bir çorap yüzünden kavga edebilirler. Ama komşunun çocuğu sorun çıkardığında iki kardeş birlik olur. Ev sahibi ile kiracı arasında problem olduğunda, bina yıkılacaksa birlik olurlar. O öbürünün tepesinden halı sarkıttığında kavga eden komşular, mahalle maçlarında birlik olur. Hacısı, ateisti takımı gol attığında sarılır, ağlarlar. Düşman ülke sana savaş açtığında ülke birlik olur. Toprağım dediğin adamın her işine koşarsın. Memlekette yüzünü bile görmek istemediğin, başka şehirde canın, memleketlin olur. Toprak aynı toprak, biraz tozlu, biraz killi. Su aynı su, biraz berrak, biraz kireçli. İnsan olarak birbirimizi sahiplenmek, birleşebilmek için uzaylıların dünyayı istila etmesi mi gerekir?

Güzellikler paylaştıkça değerlenir, kötülükler çoğaldıkça kanıksanır.

Geçmişlerimiz ve benim jenerasyonumdaki insanlar için, eskiler her zaman daha güzel gelmiştir insana. Daha sağlıklı, daha diri, daha dertsiz gelmiştir. Daha adaletli, daha umutlu gelmiştir.

Eski zamanlar; “Ah o eski zamanlardır”

Bu mektubumu sizlere değerli bir film festivali vesilesiyle yazıyorum. O yüzden benim için yeri çok ayrı olan bir yönetmenden alıntı yapmakta sakınca görmüyorum. Woody Allen’ın Midnight in Paris filminde zaman atlamaları vardır. Film günümüzde başlar, basit ama fantastik bir yöntemle sürekli geçmişe gider. Filmde o geçmiş dönemler içerisinde Ernest Hemingway, Dali, Picasso, T.S. Elliot, Edgar Dega, Luis Bunuel gibi önemi tartışılmaz insanlara rastlarız. Hepsi, hangi dönemde yaşıyor olurlarsa olsun, kendi geçmişlerinin her zaman daha iyi olduğunu ve ona özlem duyduklarını belirtirler. Hepsinin ağzından “Ahh, o eski zamanlar” cümlesini bir kez duyarız. Filmin ana önermesi ise sonunda en güzel ânın, içinde bulunduğun, yaşadığın an olduğunu belirtir.

İSTER MİSİN ŞİMDİ BÖYLE DEDİM DİYE, BU ÖDÜL BENİ MAHKEMEYE VERSİN

Yaşadığımız şuan..

Şuan.. Elinizden yaşam boyu onur ödülünü alıyorum. Ödül vermek onore etmektir. Almaksa onore olmak. Düşünüp, cesaret edip, birşeyi hayata geçirdiğinizde, birileri için değer görüyorsa, sizi ödüllendirirler. Bunun karşılığı maddi karşılığından büyüktür. O işiniz için ödül alırsınız. Yaşam boyu onur ödülü ise, yaşamda yaptıklarınızın, varlığınızın ya da amacınızın topyekün mükafatlandırılması gibidir. Bu ödülün anlamı benim için çok büyük.

Bu ödülü de eve götüreceğim. Ama diğer ödüllerin arasında baş köşeye koymayacağım. Ödülsen ödüllüğünü bil. Diğerleri neredeyse oraya, yanlarına koyacağım. O da onlarla birlikte tozlanacak. Onlardan biri olacak. Yaşam boyu onur ödülü de olsan, cumhur’iyet altını da olsan, kimseye ayrı gayrı yapamam. Diğerleri tozlu raflarda dururken, sana saray şeklinde dolap yapmayacağım. Çünkü ödül de olsan, sana hak ettiğin anlamı veren içinde bulunduğu dolabın büyüklüğü ya da şekli değil, bizim sana verdiğimiz değerdir.
İster misin şimdi böyle dedim diye, bu ödül beni mahkemeye versin?

Güzel şeyler paylaşabildiysek sizinle, ne mutlu bana. Benim jenerasyonumda bir insan çabalarının meyvesini görememe durumuna mı üzülmeli, yoksa daha kötülerini yaşamayacak olduğu için teselli mi bulmalı şuan bilemiyorum.

Yine Woody Allen, ‘’Bir yönetmenin en büyük hatası, bu kötü senaryoyu çekerek adam ederim demesidir’’ der. Siz de yönetmensiniz. Ailenizi yöneten, işinizi yöneten.. Etrafınızı yöneten. ‘’Şu an’’, yöneten. Birlik verip bu senaryoyu değiştirin ki, filminiz de iyi olsun.

Dik durun… Adil olun, sabırlı olun, enerjinizin sirayet etmesine müsaade edin. Daha iyi bir dünyada görüşmek ümidiyle. Atatürkle kalın, cumhuriyetle kalın, hoşçakalın!!”

Levent Kırca Biyografisi

Levent Kırca, 1948 doğumlu oyuncu, yönetmen. “Olacak OKadar” programıyla 17 yıl ekranlarda olan Kırca, unutulmaz tiplemeleryarattı. Aynı zamanda birçok tiyatro oyununa imza attı.
Levent Kırca, 28 Eylül 1950 tarihinde Samsun Ladik’dedoğmuştur. Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nden mezun olmuştur. İlkkez sahneye çıkışı 1965 yılında Cüneyt Gökçer’in öğrencisi olarak Ankara DevletTiyatrosu’nda gerçekleşti. 1966 yılında öğrenciyken Buzlar çözülmeden oyunuylasahneye çıktı. Hemen ardından Orhan Erçin Tiyatrosu’nda tuluat ve ortaoyunuoynadı. Daha sonra Maltepe Komedi Tiyatrosu, Ankara Birlik Sahnesi ve HalkOyuncuları’nda görev aldı.

Vasıf Öngören sayesinde epik tiyatroyla tanıştı. Onuntiyatrosunda “Adam Adamdır”, “Asiye Nasıl Kurtulur?”, Aziz Nesin’in “Yaşar NeYaşar Ne Yaşamaz” oyunlarında oynadı.

Daha sonra televizyona geçiş yapan Kırca, birçok dizininyapımcılığını üstlendi, aynı zamanda bu dizilerde rol aldı. Bunlar; “SağlıkOlsun”, “Ne Olur Ne Olmaz”, “Nasreddin Hoca Oyun Treni”, “Siz Olsaydınız NeYapardınız?”, “Bu Oyun Nasıl Oynanmalı?” idi.

1978 yılında sinemaya “Altınşehir” adlı filmle el attı.1979’da “N’olacak Şimdi?” adlı filmde oynadı. Aynı yıllarda Arkadaş kabaretiyatrosu’nu, 1980′de Levent Kırca tiyatrosu’nu kurdu. Bunun ardından “MaviMuammer” (1985), “Ölürsün Gülmekten” (2000), “son” (2001), “Şeytan BununNeresinde” (2002) ve “Kendini Bırak Gitsin” (2004) geldi. Yine 2004’te “AğaKızı adlı dizide oynadı. Bu filmlerde rol almasının yanısıra “Son” filmininsenaryosunu yazdı, aynı zamanda “Son” ve “Şeytan Bunun Neresinde” filmlerininyönetmenliğini üstlendi. 2006 yapımı “Reyting Kasabası” filmini de yönetti.
Bir yandan sinemayla uğraşan Kırca, diğer yandan “HodriMeydan Topluluğu” adlı tiyatro grubunu kurdu. Bu toplulukla “Sefiller”, “ÜçBaba Hasan”, “Kadıncıklar”, “Güzel ve Çirkin” gibi oyunlar sergiledi. Eski eşiOya Başar da bu oyunların kadrosunda bulunuyordu.

Levent Kırca’yı Türk halkının zihnine kazıyan en önemliyapım, 1988’de başlayıp 21 yıl boyunca ekrana gelen “Olacak O Kadar” dizisioldu. Dizideki “Küçük Hüsamettin”, “Cevat Kelle”, “Bestami” gibi tiplemeleryıllarca akıllardan silinmedi aynı zamanda dizi, birçok genç yeteneği tiyatroyakazandırdı. 2002 yılının sonunda ise “Levent Kırca Tv” adlı bir kanal kurduancak kanal, 3 ay sonra yayından kaldırıldı. Birkaç gün boyunca RTÜK’ü protestoetmek için açlık grevi yaptı.

Levent Kırca Mart 2009 Belediye Seçimleri için DSP’denÜsküdar Belediye Başkanlığı için aday olmuştur, fakat 4’üncü sırayı alarakkazanamamıştır.

Levent Kırca, 1998 yılında Kültür Bakanlığınca verilenDevlet Sanatçısı unvanını aldı. Devlet Sanatçısı ünvanı Nisan 2015 ayında gerialındı. Saint Petersburg Bal Mumu Heykelleri Müzesi’nde heykeli olan nadir Türksanatçılardandır.

1 Mart 2011 tarihinden itibaren yayın hayatına günlük gazeteolarak devam eden Aydınlık Gazetesi’nin yazarıdır. Aynı zamanda İşçiPartisi’nin Merkez Yürütme Kurulu üyesidir.
Levent Kırca’ya 2015 temmuz ayında karaciğer kanseri teşhisikondu ve tedavisine başlandı.

Evlilikleri :

1. Evliliği: 1975 yılında TRT’de yazar ve yönetmenlik yapanNur Diner ile evlendi. 1985 yılında boşandı. Bu evlilikten de Oğulcan Kırca veÖzdeş Kırca adında iki oğlu oldu.
2. Evliliği: ikinci evliliğini haziran 1985 yılında OyaBaşar ile yaptı. Bu evlilikten Umut Kırca ve Ayşe adında 2 çocuğu bulunuyor.2000 yılında boşanıp, 2001 yılında ikinci kez evlendiler, ama 2005 yılındatekrar boşandılar.

Tiyatro oyunlarının Bazıları :
2012 – Azınlık
2011 – Fırıldak
2009 – Üç Baba Hasan
2008 – Toros Canavarı
2005 – Ateşin Düştüğü Yer
2000 – Sefiller
1999 – Güzel Ve Çirkin
1983 – Kadıncıklar
1982 – Generallerin Aşkı

Dosya
İki perde Azizlik
Gereği düşünüldü
Nemo bankası
1970 – Oyun Nasıl Oynanmalı

Filmleri :
2011 – Karımın Dediği Dedik Çaldığı Kontrbas
2010 – Son İstasyon
2009 – Olacak O Kadar (Dizi)
2006 – Rating Kasabası (Oyuncu ve yönetmen)
2004 – Ağa Kızı (Dizi)
2004 – Kendini Bırak Gitsin
2002 – Şeytan Bunun Neresinde, (Oyuncu ve yönetmen)
2001 – Son, (Oyuncu, senarist ve yönetmen)
2000 – Üç Baba Hasan (Oyuncu ve yönetmen)
2000 – Ölürsün Gülmekten
1986 – Yeniden Olacak O Kadar(Dizi)
1985 – Mavi Muammer
1979 – N’Olacak Şimdi
1978 – Taşı Toprağı Altın Şehir
1974 – Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz (Dizi)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner274

banner270