Öne Çıkanlar mehmet selim kiraz boğazkent mahallesi dolar kaç lira kırkı poyraz karayel yeni bölüm fragmanı

Başbakan'dan Demirtaş'a özür çağrısı

Başbakan Davutoğlu: Yine çağrıda bulunuyorum. Demirtaş, 'hata yaptım' derse görüşme neden olmasın.

Başbakan'dan Demirtaş'a özür çağrısı
 AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bizim için artık Irak Suriye sınırı tek bir sınır gibidir. Onun öbür tarafında olan herhangi bir gelişme Türkiye'nin ulusal güvenliğini tehdit ettiği anda gerekli müdahalede bulunuruz. Bu konuda bize kimse 'haksızsın yapma' diyemez" dedi.
Başbakan Davutoğlu, TGRT Haber'de katıldığı canlı yayında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

New York Times gazetesinde Türkiye'ye dair, "Kederde ve zaferde, Türkler hala bölünmüş" ifadelerinin kullanılmasının anımsatılması üzeri Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Maalesef doğru bir gözlem. O kadar üzülüyorum ki... Dağlıca saldırısı olduğunda Hollanda'yı 3-0 yenmiştik. Ben de oradaydım. Haber geldikten sonra maçı terk ettim. Ertesi gün benim ağladığım gibi Dağlıca'ya ağlayacaklarına beni eleştirmeye yöneldiler. Hollanda zaferine sevineceklerine bizi eleştirmeye yöneldiler. Şimdi de öylesine bir tablo ortaya çıkıyor ki maalesef kederde ve sevinçte bir araya gelemeyen bir tablo görüntüsü. Tam da buna işaret etmek istiyorum. Yine çağrıda bulunuyorum. Demirtaş, 'hata yaptım' derse görüşme neden olmasın. Ama daha cenaze yerdeyken, o cenazeyi kaldırmakla ve o yaralılara yardım etmekle uğraşan, bütün zihnini ve enerjisinin ona ayıran ülkenin başbakanına 'sen katilsin', 'sen kelepçeleneceksin' diyen birisiyle görüşmenin bir zemini olabilir mi? Bizim sevinçte de acıda da bir arada ayarlı olmamız lazım. Küçük hesaplar içinde olmamak lazım. Tüm siyasi liderlere tekrar burada çağrıda bulunuyorum. Hep beraber bir araya gelelim. Tabii Demirtaş'ın bu konuda kendi tutumunu açıklığa kavuşturması lazım. Eğer böyle bir iddiası varsa bir katille oturamaz. Herkesin birbiri hakkındaki konuşmasında dikkatli olması lazım. Bir ölçünün siyasi liderlerin diline hakim olması lazım."

- "PYD'de yapılan yardım PKK'ya yapılan yardım muamelesi görür"

ABD'nin ve Rusya'nın Ankara Büyükelçilerinin ayrı ayrı Dışişleri Bakanlığına çağrılması ve PYD'ye verilen silahların Türkiye'ye yönelik kullanılması ihtimaliyle ilgili bir soru üzerine Başbakan Ahmet Davutoğlu, şunları söyledi:

"ABD'li ve Avrupalı muhataplarımıza aynı şeyi söylüyoruz. Terör örgütünün iyisi kötüsü olmaz. Terör örgütünün faydalısı zarar ya da maruz görüleni ya da görülmeyeni olmaz. El Kaide nasıl terör örgütüyse, DEAŞ nasıl terör örgütüyse ve DEAŞ ile mücadele ettiğini iddia etmekle birlikte, El Kaide bağlantılı Nusra Cephesi nasıl terörist listesinde ise bizim için PKK teröristtir ve PKK ile ilintili olan PYD de bu ilintisini sürdürdüğü sürece teröristtir ve Türkiye'yi tehdit eder durumdadır. Geçen sene bu tablo yoktu. Bu çevrelerden Türkiye'ye dönük bir terör saldırısı söz konusu değildi."

Davutoğlu, bölücü terör örgütünün Türkiye'ye saldırdığını, Türkiye'nin de şu anda teröre karşı savaş halinde olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

"Biz safiyane bir şekilde 'PYD'ye giden silahlar sadece DEAŞ'a karşı mücadelede kullanılacak' diyen birine, 'sen nasıl terörist gördüğün bir örgütle ilişkili başka bir örgütü hemen terörist ilan ediyorsun ve ona giden her yardımı suç telakki ediyorsan, bizim için de aynı şey geçerli' deriz. Bu konuda Suriye ile Irak arasında sınır kalmamışken, PYD'ye verilen bir silah hele sofistike bir silahsa anında Irak'ta PKK'ya götürülebilecekse, oradan Türkiye'ye sokulabilecekse, biz böyle ilişkinin devam etmesine izin verebilir miyiz? Kim verir, kimse vermez. Dolayısıyla tutumumuz açıktır, nettir. PYD'de yapılan yardım Türkiye'ye karşı terör saldırısı başlatan PKK'ya yapılan yardım muamelesi görür. Yapılmayacak bu yardım. Bunun üzerine 'biz oradaki Araplara gönderiyoruz' deniyor. Arap, Kürt ayrımı olmaz. Terörist mi değil mi? Birisi Barzani'ye DEAŞ'a karşı silah verdiğinde biz itiraz ediyor muyuz? Mesele Kürt olması değil ki. Mesele Barzani'ye verilen silahın Türkiye'ye dönük kullanılmayacak olması."

- "Ortaklar birbirinin çıkarına özen göstermek durumunda"

Türkiye'nin, PYD'ye verilen silahlar üzerine gösterdiği tepkinin ardından ABD ve Rusya'nın tavrında bir değişiklik olup olmadığının sorulması üzerine Başbakan Davutoğlu, "Sayın Putin, Türkiye'nin Rusya'nın önemli bir ortağı olduğunu söyledi. Sayın Putin haklı. Rusya da Türkiye'nin önemli bir ortağıdır. Ortaklar birbirinin çıkarına ve hassasiyetine özen göstermek durumunda. Türk hava sahası ihlal edilirse bu özen gösterilmemiş demektir. Türkiye'nin sınırlarına yakın yerlerde DEAŞ ile mücadele eden ılımlı muhalefete saldırılırsa bu özen gösterilmiyor demektir. Türkiye'ye mülteci göçü olacak şekilde Halep'in DEAŞ ve rejim arasında paylaşılması gibi senaryonun parçası haline gelinmişse ve oradan Türkiye'ye mülteci akını teşvik ediliyorsa bu özen gösterilmiyor demektir" değerlendirmesinde bulundu.

- "Bizim PKK'ya güvenmemizi kimse bekleyebilir mi?"

Başbakan Davutoğlu, Türkiye'nin tepkilerinin ardından, Rusya Devlet Başkanı Putin'in yaptığı açıklamaları olumlu bulduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bu açıklamaların eylem alanında da görülmesi, bir daha ihlal olmaması, Rus uçaklarının Türk uçaklarını taciz etmemesi lazım. Bir daha güvenli alan oluşturan ılımlı muhalefete bu derece bir operasyonla onların DEAŞ karşısında yenik düşmesinin önünü açmamak lazım. Amerika için de aynı şey geçerli. Amerika Suriye'de Nusra Cephesine yapılan bütün yardımlara karşı çıktı, haklıdır. Neden? Çünkü Nusra kendisini El Kaide ile irtibatlı ilan etti ama Nusra aynı zamanda DEAŞ ile çarpışıyor. Şimdi Nusra'nın DEAŞ ile çarpışması Nusra'yı meşru kılar mı, kılmaz. Peki PKK'ya açık destek veren ve kendisini onunla ilintili gören PYD'nin DEAŞ ile çarpışması, PYD'yi meşru kılar mı, kılmaz. Ne zaman kılardı? Eğer Çözüm Süreci işletilip Türkiye'ye saldırılmasıydı, eğer PYD rejime net tavır alsaydı, eğer oraya giden silahlar ve Irak'taki bazı terörist unsurlar karşılıklı olarak gidip geliyor olmasaydı, biz bunu Suriye için bir mesele olarak görürdük, herhangi bir grup gibi mütalaa edebilirdik.

Kobani düştüğünde biz Barzani güçlerinin oraya gitmesini, Özgür Suriye Ordusu'nun gidip oranın kurtarılmasına destek verdiğimiz de ilkeli bir tavırla hareket ettik. O zaman biz buna itiraz etmedik. Çünkü o zaman Türkiye dönük bir saldırı söz konusu değildi. O zaman hem biz Barzani'ye hem de Özgür Suriye Ordusu'na güveniyorduk. Bizim PKK'ya güvenmemizi kimse bekleyebilir mi? Çok açık ve net. Bizim için artık Irak Suriye sınırı tek bir sınır gibidir. Onun öbür tarafında olan herhangi bir gelişme Türkiye'nin ulusal güvenliğini tehdit ettiği anda gerekli müdahalede bulunuruz. Bu konuda bize kimse 'haksızsın yapma' diyemez. Çünkü, şu anda Türkiye bir terör saldırısı karşında kendini savunma hakkını gerektiği zaman kullanabilecek uluslararası hukuk zeminine sahiptir."

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner274

banner283