banner265
 

Ankara ekonomisi incelendiğinde makro düzeyde üç temel sorun alanı hemen dikkat çekmektedir. Bunlardan ilki, şehrin son 25–30 yıldır yaşadığı ekonomik durgunluktur. İkincisi Türkiye’nin en nitelikli beşeri sermaye birikimine sahip olmasına rağmen bu zenginliğin kentin ekonomik dinamizminde ve kalkınmasında yeterince değerlendirilememesidir. Üçüncüsü ise kent merkezi ile çevresi arasındaki önemli ölçülere varan gelişmişlik farklarıdır. Bu yazımızda üçüncü sorun alanına, Ankara’nın ilçeleri ve kırsal kesiminde yaşanan sorunlara ve çözüm önerilerine odaklanacağız.

 

Ankara ekonomisi son birkaç on yıllık dönemde diğer illerle karşılaştırıldığında göreceli olarak gerilemektedir. Gerilemenin çok sayıda nedeni olmakla birlikte bunlardan biri başta tarım olmak üzere Ankara’nın sanayi ve hizmet tabanının küçülmesi iken, diğer bir neden de Ankara’nın kamu yatırımlarından yeteri ölçüde pay alamamasıdır. Zira kamu yatırımları verileri incelendiğinde Ankara’nın yıllar itibarıyla daha az kamu yatırım ödeneği aldığı görülmektedir. Aynı biçimde genel bütçe gelir ve giderleri verileri de, Ankara’nın genel bütçeye vergiler yoluyla yaptığı katkının yarısını bile alamadığını göstermektedir. Tüm bu verilerin somut karşılığı Ankara’nın kıyı semtlerinde, ilçelerinde, kırsal kesiminde ve köylerinde en çarpıcı şekillerde vücut bulmaktadır. Ekonomik olarak durgunluk yaşayan, önemli potansiyelleri olmasına rağmen değerlendirilemeyen Ankara’nın özellikle yoksul kesimlerinde ekonomik durgunluğun etkileri çarpıcı olarak görülmektedir

Ekonomik durgunluk sosyal ve kültürel göstergelere ve gelişmişlik endekslerine de yansımakta ve Ankara’nın merkezi ile çevresi (ilçeleri, kırsal kesimi) arasında önemli ölçülere varan eşitsizlikler yaşandığını görülmektedir. 2004 yılında Devlet Planlama Teşkilatı tarafından yapılan ve İlçeler İtibarıyla Sosyo-ekonomik Gelişmişlik düzeyini gösteren tabloda ülke genelindeki 872 ilçe bulunmakta, sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasında; Bala 601, Haymana 585, Kalecik 435, Evren 355, Güdül 350, Çamlıdere 307, Ayaş 253, Kızılcahamam 249, Ayaş 253 ve Nallıhan 202’inci sırada yer almaktadır. Tüm bu veriler Ankara’nın ilçelerinin ve kırsal kesiminin Ege’nin, Trakya’nın, Akdeniz’in ve hatta Doğu bölgelerimizin bile gerisinde kaldığını göstermektedir. Konunun çok daha vahim bir boyutu, Ankara’nın çok sayıda ilçesinin bir önceki 1996 araştırmasından bu yana daha da gerilemesidir. Bu sorun günümüzde de tüm boyutlarıyla varlığını sürdürmektedir.

Ankara ilçelerinde tarımsal üretim yıldan yıla azalmakta, hububat artık karın doyurmamakta, hayvancılık ise önemli ölçüde gerilemektedir. Sanayi, turizm ve hizmet faaliyetleri açısından da ilçeler ve kırsal kesimdeki mevcut potansiyelleri değerlendirmeye dönük uygulamaların sınırlı olduğu görülmektedir. Tüm bu gelişmelerin doğal bir sonucu olarak Ankara’nın kırsal kesiminde, ekonomik ve sosyal sorunların en acı göstergesi olan yoksulluk ve işsizlik oranları zirve yapmaktadır. Ankara’nın kırsal kesiminde yaşanan durgunluk ve gerileme eğilimleri ise başta Ankara kent merkezine yönelik olmak üzere göç sürecini hızlandırmaktadır.

Ankara’nın ilçe ve kırsal kesiminin geri kalmışlık kısır döngüsünü kırmak için yerel kalkınma politikaları geliştirilmesi ve uygulamaya konulması önem taşımaktadır. Bu kapsamda uygulanmasında yarar gördüğümüz öncelikli politikaları şu şekilde sıralayabiliriz;

 (1) Ankara’nın Merkeziyle ilçeleri arasındaki gelişmişlik farkının azaltılması amacına dönük olarak ilk aşamada geniş kapsamlı bir Ankara Kurultayı düzenlenmelidir. Her ilçenin yapısal farklılıkları, sorunları ve potansiyelleri ayrı ayrı değerlendirilerek, ekonomik ve toplumsal gelişmeye hız kazandıracak faaliyet konuları tespit edilmelidir.

(2) Ankara’nın Merkezi ile ilçelerini entegre edecek ulaşım projelerine öncelik verilmelidir. Zira halen Ankara’nın ilçeleriyle ve köyleriyle ulaşım bağlantılarında ciddi yetersizlikler yaşanmaktadır.

(3) Ankara’dan ekonomik faaliyetlerin çevre ilçelere taşınmasına dönük politikalara öncelik verilmelidir. Bu kapsamda yeni kurulacak organize sanayi bölgelerinin (OSB) ve küçük sanayi sitelerinin (KSS) ilçelerde kurulması sağlanmalıdır. İlçelerde kurulu olan küçük sanayi sitelerinin tam kapasite ile çalışmasına dönük tedbirler geliştirilmeli, küçük sanayi sitesi olmayan ilçelerimizde site yapımlarına öncelik verilmelidir. 

(4) Ayrıca, özel sektörün de ilçelerde yapacakları yatırımlar için desteklenmesi önem taşımaktadır. Zira orta ve büyük ölçekli sanayi yatırımları Ankara Merkezde yer bulmakta sıkıntı çekerken, ilçelerimizde büyük sanayi kuruluşları bulunmamaktadır. Önceden var olan un fabrikaları ve değirmenlerin de önemli bir çoğunluğu kapalı veya eksik kapasite ile çalışmaktadır. Orta ve büyük ölçekli sanayi işletmelerinin ilçelere yönlendirilmesi açısından en önemli sanayi kalkınma politikası olan organize sanayi bölgelerinin ilçelerde kurulması sağlanmalıdır. Kümelenme açısından en önemli politika aracı olan organize sanayi bölgeleri KOSGEB, teknopark gibi sanayi destek birimleri ile de güçlendirilmeli ve özel sektör açısından cazibesi artırılmalıdır. Ayrıca, ilçeler doğrultusunda desantralizasyona dönük yatırımlarda teşvik ve kredi gibi nakdi destekleme araçları da uygulamaya konulmalıdır. 

(5) İlçelerimizde hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla hayvancılık organize sanayi bölgelerinin kuruluşu teşvik edilmeli ve yaygınlaştırılmalıdır.

(6) Özellikle yeni kurulacak yüksek eğitim kurumlarının başta Ayaş ve Beypazarı gibi geçmiş yüzyıllarda önemli eğitim merkezleri olan ve bugün de eğitim düzeyi yüksek ilçelerden başlayarak Ankara ilçelerinde açılması önem taşımaktadır.

(7) Kamu yatırımlarını çevre ilçelere kaydırmak ve ilçelerdeki ekonomik ve sosyal-kültürel yaşamı canlandırmak önem taşımaktadır.

(8) Tarımsal ürünlerin katma değerini artırmaya dönük olarak, evde işlenmesi doğrultusunda tedbirler geliştirilmelidir.

(9) Kırsal kesimde ve ilçelerde önceden yaygın olan tarım dışı el sanatları da yeniden geliştirilmeli ve pazarlama olanakları artırılmalıdır.

(10) Ankara merkezinde yaşayan ve günübirlik geziler açısından sıkıntı çeken Ankaralıların, kırsal kesimde ve ilçelerde geliştirilecek faaliyetler ile buralara yönlendirilmesi, hem kırsal kesimin ekonomik, sosyal ve kültürel düzeyinin artırılması, hem de Merkezdeki Ankaralıların günübirlik gezi ve dinlenme olanaklarının sağlanması açısından önem taşımaktadır. Küçük aile işletmesi tarzındaki pansiyonların desteklenmesiyle, kalış süresi daha da uzatılabilir. Öyle ki, ilçelerimizin her birinin bu tür kültür-turizm etkinlikleri açısından önemli potansiyelleri bulunmaktadır. Önemli olan Beypazarı örneği de dikkate alınarak, her bir ilçemizdeki ve kırsal kesimdeki yerel özgünlüklerin ortaya çıkarılması ve böylelikle hem arz hem de talep tarafındaki sıkıntıların giderilmesi mümkün olacaktır. Bu tür politikalar sonucunda Ankara’nın tüm ilçeleri ve kırsal kesimi Beypazarı örneğinde olduğu gibi 5 milyonluk Ankara’nın turizm pazarından artan oranlarda pay alacaktır.

(11) İlçelerde hububata bağımlılık azaltılmalı, tarımda ürün çeşitliliği sağlanmalı ve 5 milyona yaklaşan Ankara pazarına çeşitlenmiş ürünlerle girilmelidir.

(12) İlçelerde tam kapasite ile çalıştırılmayan veya boş olan turistik tesisler ve kaplıcalar sorunu giderilmelidir. Bunların eksik kapasite ile çalışmalarının temel nedenleri yönetim ve tanıtım sorunlarıdır. Bu sorunların giderilerek Ankaralıların son derece ihtiyaç duyduğu bu tür değerlerin Ankaralılara, topluma ve ekonomiye kazandırılması önem taşımaktadır.

(13) Ankara’dan ilçelere gelip ev yaptırmak, bağ-bahçe kurmak, kültür-turizm tesisi kurmak isteyenler teşvik edilmelidir.

(14) Dünyaca ünlü Ankara keçisi ve Ankara tavşanı gibi sadece Ankara’ya özgü hayvanların yeniden üretimini sağlayacak tedbirler geliştirilmelidir. Tiftiğin Türk tekstil sektöründe kullanımının artırılması için politikalar geliştirilmelidir.

(15) Ankara ilçelerine ve kırsal kesimine özgü ve kaybolmaya yüz tutmuş her türlü özgün ürünün (tarımsal, el sanatları vb) yeniden üretimi, tanıtımı ve pazarlanması sağlanmalıdır.

(16) Ankara’nın kırsal kesimlerinde uzun yılların ihmali sonucunda oldukça geri kalmış olan eğitim sorunları giderilmelidir. Halen okula devamlarında sorunları olan kız çocuklarımızın okula devamlarını sağlayacak tedbirler geliştirilmelidir. Kırsal kesimdeki eğitim sorunlarını çözmek amacıyla çok sayıda çözüm üretilebilir. Ankara merkezindeki gönüllü bireyler ve kurumlardan da eğitim sorunlarının giderilmesine dönük destekler sağlanabilir.

(17) Ankara ilçelerindeki okullarda (özellikle liselerde) eğitim düzeyleri Merkezin çok gerisinde kalmakta ve tüm bunların sonucunda Ankara ilçelerindeki öğrencilerin üniversiteye giriş sınavlarında başarı düzeyleri oldukça düşük kalmaktadır. Bu sorunun önemli nedenlerinden biri de ilçelere atanan öğretmenlerin devamsızlığı nedeniyle derslerin boş geçmesidir. Ankara merkezinde yığılma gösteren öğretmen kadrosunun ilçelerde görevlendirilmesi sağlanmalıdır.

(18) Ankara ilçelerinde üniversiteye bağlı 2 yıllık meslek yüksekokullarının sayıları oldukça sınırlıdır. Bu okulların ülke çapındaki dağılımları göz önünde tutulunca Ankara ilçelerinin eğitim yoksulluğu iyice ortaya çıkmaktadır. Ankara üniversitelerine bağlı yeni kurulacak olan meslek yüksekokullarının ilçelerde kurulması ilçelerimizin hem ekonomik hem de sosyal gelişme süreci açısından önem taşımaktadır.

(19) Anadolu’daki çok sayıda ilden daha büyük bir nüfusa sahip olan orta büyüklükte bir il niteliğine kavuşmuş olan Polatlı’da üniversite kurulmalıdır.

(20) Ayrıca ilçelerde teknik liseler artırılmalıdır.

(21) Ankara ilçelerinde sinema, tiyatro, müzik ve resim gibi kültürel ve toplumsal etkinlikler neredeyse yok denecek düzeydedir. Buralarda tamamen televizyona bağımlı bir toplumsal katılım, kültür ve eğlence yaşamı varlığını sürdürmektedir. Böylelikle kendilerine ne sunulursa, zahmette bulunmadan onu izleyen pasif bir kitle yaratılmaktadır. Böylesi bir durum ise toplumsal ve kültürel gelişim açısından önemli bir engel oluşturmaktadır. Bu nedenle, ilçelerimizin ve kırsal kesimin toplumsal ve kültürel çehresini geliştirecek uygulamalara hız verilmelidir. Tiyatro ve müzik etkinlikleri ile görsel sanatlar alanında düzenlenecek sergilerle ilçelerimizdeki kültürel yaşam canlandırılmalıdır.

(22) İlçelerimizde halkın dinlenmesi ve eğlenmesi açısından gereken mekânlar oldukça yetersizdir. Dinlence ve eğlence amaçlı mekânların artırılması ve halkın toplumsal yaşama katılımının artırılması önem taşımaktadır.

(23) İlçe merkezlerinde mevcut spor tesisleri ve kapalı spor salonları da kullanılmamaktadır. Mevcut tesislerin kullanımını artıracak tedbirler geliştirilmeli, tesis olmayan yerlerde ise yeni spor tesisleri yapılmalıdır.

(24) İlçelerimizde sivil toplum kurumları da yaygın değildir. Demokratik yaşamın ve sivil katılımın en önemli unsuru olan sivil toplum kurumlarının kuruluşu özendirilmeli, çalışmaları desteklenmelidir.

(25) Her ilçede başta sinema, tiyatro, müzik ve resim olmak üzere sanat ve kültür çalışmaları canlandırılmalı ve bunlar için kültür merkezleri yapılmalıdır.


Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner274

banner270